Şifreni mi unuttun ?
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen üye değilseniz burdan kayıt olun.
Google Grupları
Turk PDR grubuna abone ol
E-posta Adresiniz:
DEAH'ın Gözyaşları
Ekleyen: Tuğba Görgünoğlu YÜCEL | Okunma: 277692 | 09.09.2011
Ders dinlerken başka bir evrende yaşadığını düşündüğümüz ya da bir motor takıldığından kuşkulandığımız biriciklerimiz; DEAH’lı çocuklarımız…

DEAH (Dikkat Eksikliği ve Aşırı Hareketlilik); yaşlarına uygun düzeyde dikkatini toplayamayan ve aşırı hareketli olan çocuklar için kullanılan bir terimdir. Bu sorun, gelişimsel olarak; dikkat süresi kısalığı-kendini kontrol etmede güçlük çekme-davranışlarda ya da düşüncelerde ataklık ve huzursuzluk olmak üzere üç temel alanda problem oluşturabilmektir.
DEAH’lı çocuklar en çok sömürülmeye maruz kalan çocuklar grubuna girerler; çünkü aile ve de öğretmenlere “dayanılmaz” görünen birçok davranışlar sergilerler. DEAH’lı bir çocuğa sahip iseniz iki seçeneğiniz vardır: Ya kendinizden fazlaca ödün verecek ve bir sabır küpü haline geleceksiniz ya da çocuğunuzu kaybedeceksiniz…
Omzumda ağlayan DEAH’lı çocuklarım, sadece omzumu ıslatsaydınız benim de bu kadar acımazdı elbette içim:
-Ne oldu yavrum?
-Kızdılar öğretmenim…
-Neden?

Acı bir sessizlik kaplar etrafı, sandalyesinde kıpır kıpır oturamayan DEAH’lı çocuk hem ağlamakta hem anlatmaya çalışmaktadır. Kurduğu kopuk cümlelerden anlarsınız sancısını: Anlaşılamamıştır. Birileri ondan gücünün yetmeyeceği şeyler istemiştir. İçiniz acır.
İçim acır DEAH’ın akan her damla gözyaşında. Gücüm yetse başkalarını değiştirmeye, neler yapardım senin için bir bilsen…
Hiç bitmez sıralanan şikâyetler. Biri diğerini kovalar ve sayılar arttıkça davranış kendini doğrulanmış sanmaya başlar.
“Kızdım evet haklıydım…” ÇÜNKÜ;
-Yerinde hiç oturmuyor!
-Beni sanki duymuyor!
-Yönergeleri takip etmede çok güçlük çekiyor. Bir şeyi on kere anlatıyorum ama yine de anlamıyor…
-Ders dinlerken başka bir evrende gibi görünüyor.
-Okuma etkinliklerinde sıra ona geldiğinde hiçbir zaman doğru yeri bulamıyor
-Bir motor takılmış gibi sürekli hareket halinde.
-Sınıf içerisinde yanındakiyle sürekli konuşuyor.
-Uyarılana kadar kalemi vs ile sürekli tempo tutuyor.
-Yapacağı işin sonunu hiç düşünmeden hareket ediyor.
-Aklına geleni hemen yapıyor, davranışını sorunu onun için hiç önem taşımıyor.
-Sırasını beklemede zorluk yaşıyor.
-Konu anlatılırken ilgisiz bir soruyla sınıfın dikkatini dağıtıveriyor, sonra da ne yaptığını bile hatırlamıyor.
-Sınıf içerisinde ihtiyacı olan malzemeleri bulamıyor.
-Sınıf içi ödevlerini yaparken önce kâğıdını bulamıyor sonra bulduğu kalemini bırakıp başka kalem arıyor daha sonra kalemini açmak için zaman harcıyor bu hep böyle devam ediyor.
-Sırası karışık olduğu için aradığı hiçbir şeyi bulamıyor
-Çok yalnız, hiç kimse ondan hoşlanmıyor. Bazen sınıf içerisindeki ödevlerini özellikle teneffüste dışarı çıkmamak ve reddedilmekten sakınmak için bitirmediğini düşünüyorum.
-Sınıf arkadaşı onu istemediğinde çok acı çekiyor, fakat yine de kendini düzeltmiyor.
-Gerçek problemi, kurallara uygun oyun oynayamamak. Ona kuralları uymasını söylemekten yoruldum.
-Yetişkinlere karşı çok saygısız davranıyor. Bu nedenle birçok kez disiplin uyarısı aldı.
-Bu çocuğun olduğu yerde mutlaka bir sorun çıkıyor.
-Çevresindeki her şeye zarar veriyor.
-Her teneffüste en az bir kişiyle kavga ediyor.
-Bu çocuğun yaptığı en iyi şey; sınırları zorlamak.
-Derste çoğu zaman bir şeylerle ilgilenirken buluyorum.
-Daima dikkat ve heyecanın merkezi olmak istiyor Bedeni sınıfta fakat aklı nerede bilinmiyor.
-Sanki başka bir evrendeymiş gibi davranıyor.
-Ders esnasında zaman zaman uykuya daldığını görüyorum.
-Aynı anda iki işi yapması istendiğinde sorun yaşıyor. Zaten birini bile düzgün yapamıyor.
-Söylenenler bir kulağından girip diğerinden çıkıyor.
-Bir ders öncesinde anlatılanları bile hatırlamıyor.
-İpuçlarını yorumlamakta zorlanıyor.
-Aynı konu hakkında hepsi birbirine benzeyen milyonlarca soru sorabilir.
-Aklına bir fikir geldiğinde onu yapmadan duramıyor.
-Başarısı çok değişken. Aynı dersin sınavlarından bir iyi bir kötü not alıyor.
-Bir gün ödevlerini tam olarak yapıyor, ertesi gün hiçbirini yapmadan geliyor.
-Ondan neler bekleyebileceğimi kestiremiyorum. Yıllardır hala onu tanımaya çalışıyorum.
-Oyunlara seçilen sonuncu kişi oluyor.
-Yazısı çok kötü.
-Sık sık sakarlık yapıyor.
-Takip edemiyorum, hızına yetişemiyorum teneffüslerde!
-Arkadaşlarına söz hakkı tanımıyor!
-Sürekli kıpır kıpır, tüm dikkatimi alt üst ediyor!
-Sanki beni sinir etmek için her gün yeni planlar yapıyor!
-Çok yoruluyorum!
-Bundan sonra böyle! Konuştuğu, şımardığı an müdüre (…)

Sıralanan tüm bu yakınmaların DEAH’ın karakteri olduğunu anlatırsınız. Kendi karakterlerinde en küçük bir şeyi değiştirmeye gücü yetmeyen insanlar DEAH’ın değişmesini isterler. Çünkü DEAH’ın tüm davranışları yanlıştır.
Karşıdaşlık (Empati); karşıdaki ile eş olmak anlamına gelmektedir. Özel gereksinimli çocukların eğitiminde en önemli eken kuşkusuz karşıdaşlıktır. Karşıdaş olabildiğimiz kadar onlara yardımcı oluruz. Onların gözleri ile bakamadığımız, elleri ile tutamadığımız, ruhlarıyla hissedemediğimiz sürece, onlara sadece zarar veririz. Ceza vermek en büyük ödüldür. Çünkü çocuğun davranışında en küçük bir değişiklik oluşturmazken, DEAH’ın var olan dikkatini de yanlış davranış üzerinde toplamasına neden olur. DEAH’ ceza vermek anne-baba ya da öğretmenin aslında kendine verdiği bir cezadır…
DEAH’ yardım etmek isteyen öğretmen ve anne-baba önce tüm önyargılarından ve diğer çocuklar için işe yaradığını düşündüğü tüm davranış değiştirme yöntemlerinden sıyrılmak zorundadır. Sonra yapılabilecek en temel şeyler:
*İstenilen davranışı yaptığı an yanıt verin.
*Sık sık geri bildirimde bulunun ve çocuğun davranışının sonuçlarını yansıtın.
*Daha fazla somut ödüller verin.
*lumsuzdan çok olumlu yanıt kullanın.
*Tutarlı olun.
*Sorunları önceden fark edin ve önlem alın.
*Bakış açınızı ve sınırlarınızı koruyun.
*Bağışlayıcı olun.
DEAH’lı çocuklar o kadar çok yanlış yaparlar ki; eğer sadece yapılan yanlışlara odaklanacak olursanız sürekli onları cezalandırmaya başlayabilirsiniz. Hafif cezalar (uyarma, kızma vb) etkili olmayacak, Ağır cezalar (şiddet kullanma, müdüre yollama, arkadaşlarının içinde küçük düşürecek cezalar ya da sözler vb.) olumsuz davranışı artıracaktır. Cezanın kullanılmasında dikkat edilmesi gereken en önemli nokta; cezayı oldukça az miktarda ve dikkatli bir biçimde ve mutlaka bir ödüllendirme programı ile birlikte kullanmaktır. DEAH’lı çocukta belli miktarda işe yarayacak tek ceza; orta düzey cezalardır (yoksun bırakma, ara verme, küçük bir ödülü iptal etme vb.)! DEAH’lı çocuklarda olumsuz geri bildirimler genellikle işe yaramamaktadır. Bu çocuklar zaten toplumun istediği eylemleri gerçekleştirebilmek için oldukça fazla bir çaba göstermek zorunda kalmaktadırlar, bu çabalarının olumlu yanları görmezden gelinip, onların kendi doğaları olan fakat topluma göre olumuz olarak nitelendirilen eylemler için cezalandırıldıklarında kendilerini daha fazla toplumdan soyutlanmış hissedeceklerdir. Bu ise onların istenmeyen eylemlerini artırmakla birlikte, yalnızlıklarını ve mutsuzluklarını da artıracaktır. DEAH’lı bir çocuğu yerinde oturmadığı için cezalandırmak; tuvalet gereksinimi olduğunu söyleyen normal bir çocuğu cezalandırmaktan farksızdır.
DEAH duyarlılık ister.
DEAH sevgi ister.
DEAH anlaşılmak ister.
DEAH özel bir çocuktur. Tıpkı diğer tüm çocuklar gibi…
DEAH’lı çocuğun kalbi her acıdığında benim de içim acır. Onun gözyaşları omzuma değil yüreğime damlar…
Canı haksız yere acımıştır…
Canım acır yüreğime değen tüm gözyaşlarında acıdığından daha çok…



» Diğer Yazılarıma Bakmak İçin Buraya Tıklayın «


Yorum yapabilmek için üye girişi yapınız veya facebook hesabınız ile yorum yapın.



 1. Rehber Öğretmenlerin En Büyük Problemi Nedir?

Yönetmelik
% 22

Maaş
% 14

İdarecilerin Tutumu
% 15

Velilerin ve Öğrencilerin Tutumu
% 38

Diğerleri...
% 11

Toplam Tekil Hit: 2403606
Toplam Çoğul Hit: 16653837
Kimler Online ?
36 Ziyaretçi, 0 Üye
En son üyemiz pd.gulaytoprak, Hoşgeldiniz.

Copyright © Turkpdr.com | 2010 | Bu sitede yer alan içerikler kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz ve yayınlanamaz