Turk PDR (Serdal GÜR)
http://turkpdr.com/makale/ozel-egtim/egitilebilir-zeka-engellilerin-ozellikleri.htm

EĞİTİLEBİLİR ZEKA ENGELLİLERİN ÖZELLİKLERİ (17.09.2010)

Eğitilebilir zeka engellilerin hafif derecede zeka geriliği gösteren gruptur. Zeka bölümleri 50-75 arasındadır. Gerilik derecesine göre 8-12 yaş düzeyinde zekaya sahip olabilirler. En fazla ortaokul birinci sınıf düzeyinde akademik çalışmalar yapabilirler

Eğitilebilir zeka engellilerin hafif derecede zeka geriliği gösteren gruptur. Zeka bölümleri 50-75 arasındadır. Gerilik derecesine göre 8-12 yaş düzeyinde zekaya sahip olabilirler. En fazla ortaokul birinci sınıf düzeyinde akademik çalışmalar yapabilirler. Toplumda bağımsız olarak hayatlarını sürdürecek uyumlu davranışlarda bulunabilirler. Yetişkinlik düzeyinde kısmen veya tamamen kendini geçindirebilecek, monoton ve yarı beceri gerektiren bazı işlerde çalışabilirler.

EĞİTİLEBİLİR VE ÖĞRETİLEBİLİR DÜZEYDEKİ ZİHİNSEL ÖZÜRLÜLERİN MOTOR BECERİLERİNİN GELİŞTİRİLMESİNDE ÜSTÜNDE DURULACAK NOKTALAR:

Harekete ilişkin öğrenmenin gerçekleştiği ÇEVRE: Zihinsel özürlü çocukların özelliklerinden biri de dikkatlerinin çok çabuk dağılmasıdır. Bu nedenle, motor becerileri geliştirici öğretim yapılırken dikkatin dağılmasını önleyici bir çevrenin yaratılması gerekir. Ciddi derecede gerilik gösterenlere öğrenim geniş bir yerde yaptırılmalıdır. Aksi halde, bu tür çocukların dikkatleri dağılır, öğretmenin ve yaptıkları etkinliklerin üzerinde dikkatlerini yoğunlaştıramazlar. Hatta öğretimin başlangıcında, aşırı hiperaktif bir çocuk öğretime tek başına alınmalıdır.

Çocukta ilerleme görüldükçe, öğretime aynı anda alınan çocukların ve çevredeki dikkat dağıtan nesnelerin sayısı yavaş yavaş arttırılır.

Yaşlara göre sınıfın yaklaşık boyutu ve öğrenci sayısı:

2-6 Yaş
Eğitilebilir Gerilik derecesi
4-6 Gruptaki maximum öğrenci sayısı
20x20 ft. Gerekli maximum alan



7-10 Yaş
Eğitilebilir Gerilik derecesi
8-10 Gruptaki maximum öğrenci sayısı
100x100 ft. Gerekli maximum alan


11-15 Yaş
Eğitilebilir Gerilik derecesi
10-16 Gruptaki maximum öğrenci sayısı
100x100 ft. (bazı oyunlar için daha geniş) Gerekli maximum alan


16-20 Yaş
Eğitilebilir Gerilik derecesi
10-20 Gruptaki maximum öğrenci sayısı
Etkinliğin gereğine göre ayarlanmıştır Gerekli maximum alan

Öğretimde kullanılan İPUÇLARI: Zihinsel özürlülerin öğretiminde kullanılması gereken duyusal bilgilerin özelliğini oluştururken üç temel nokta üzerinde durulmalıdır:
a) Sözel, görsel, kinestetik, dokunmaya ve koku almaya ilişkin duyusal girdilerin (input) bünyesi, özelliği.
b) Bu tür bilginin çocuğa verilme hızı.
c) Uyarımların şiddeti.
Verimli bir öğrenimin gerçekleşmesi için her tür duyusal bilgiden yararlanmalıdır. Ancak, zihinsel özürlü çocukların çeşitli kanallardan aldıkları uyarımları düzenlemeleri mümkün değildir. Bu nedenle zihinsel özürlü çocukların öğretiminde farklı prensiplerden hareket etmek gerekir. Öğrenimin ilk aşamasında, yapılacak hareket için ne kadar bir alana gereksinim duyacağına, bunun mekanik olarak yapılış şekline ilişkin eğitimcinin çocuğa vereceği ipuçlarını kapsayan bilgi çok önemlidir. Bu bilginin özellikle ilk öğrenme evresinde verilmesi büyük önem taşır, çünkü alışkanlık haline dönüşmeyen yanlışların bertaraf edilmesi çok daha kolay olmaktadır.
Normal çocukların öğreniminde sözel iletişim çok önemlidir. Zihinsel özürlülerin öğretiminde ise, görsel bilgi ve hareketin yapılmasına bizzat yardımcı olmak daha yararlı olur. Görsel bilginin verilmesinde de üzerinde durulması gereken noktalar vardır. Örneğin, belirli bir becerinin kazandırılması için gösterilen filmdeki örnek oluşturan bireyin özürlü çocukla aynı yana dönük olması gerekir. Aynı zamanda çocuğun bu hareketi yapmasına öğretmen yardımcı olmalıdır. Zihinsel özürlü çocukların bir çoğunun görsel bellekleri kuvvetli olduğu için, böyle bir gösterinin olumlu etkileri olabilir.
Etkin çalışma yöntemlerinin kazanıldığı başlangıç evresine özellikle önem verilmelidir. Bu evrede çocuğun yapacağı bu göreve kendisini hazırlaması için ne tür bir düzenlemeye gitmesi gerektiği konusunda özel bilgiye gereksinimi vardır. Örneğin, eğer materyal kullanması gerekiyorsa, bunları nasıl yerleştirmesi, önce hangisini alması, nasıl tutması gerektiği hakkında uyarılması gerekir. Resim faaliyetini ele aldığımızda, çocuk dikkatini genellikle elinde toplayamaz. Bu nedenle, sürekli olarak “eline bak” gibi yönergeyi tekrarlamak yararlı olur.
Bu tür çocuklar birçok şeyi yapamazlar, çünkü nasıl yapılacağını kestiremezler. Örneğin, tek bacak üstünde durmaları istendiğinde, birçoğu bunu başaramaz. Oysa başarısızlığın esas nedeni denge sorunu değildir. Esas neden, dengeyi sağlamak için bedenlerini nasıl tutmaları gerektiğini bilmemelerinden kaynaklanır. Gövdelerini, yere basan ayaklarına doğru meyletmeleri istendiğinde ve bunu yapmaları için kendilerine yardımcı olduğunda, başarıları artar.
Çocuğa verilecek ipuçlarının çok basit ve kısa olmaları ve iyi zamanlanmaları da üzerinde önemle durulacak bir diğer noktadır. Zihinsel özürlü çocuklarda, belirli bir uyarımdan sonra tepkiye geçiş süresi normallere oranla daha uzundur. Bu süre bazı hallerde bir dakikayı bile geçebilir. Bu süre zarfında, eğitimcinin ek bir ipucu vermesi, zihinsel özürlü çocuğun aklının karışmasına neden olur.

ÖĞRENME PROGRAMLARI: Öğrenmenin en verimli şekilde gerçekleştirilmesi için, dinlenme ve öğrenme zamanı orantısına ilişkin birçok araştırma yapılmıştır. Eğer alıştırmalar çok yakın zaman aralıklarıyla tekrarlanırsa, tepkinin inhibe olması söz konusu olabilir. Bu durumda denemeler arttıkça ilerleme çok aza olur. Çocukta sıkıntı baş gösterir ve motivasyonu azalır.
Zihinsel özürlülere, büyük ve küçük kas etkinliklerine ilişkin öğretim yaparken, eğiticinin bazı temel prensiplere karşı duyarlı olması gerekir. Başlangıçta. Çocukta sıkıntı gözlenene dek yoğun öğrenme alıştırılmalarına girişilmeli, sonra alıştırmalar arasında zaman aralığı verilmemelidir. Özellikle eğitici görevin basitliği nedeniyle kendisinde oluşan bıkkınlığın bu çocuklar tarafından hissedilmeyebileceğinin bilincinde olmalıdır. Bu nedenle, basit bir görevin alıştırmalarının yakın zaman aralıklarıyla tekrarlanmaları normal çocuklara sıkıcı gerebilir, ancak zihinsel özürlü çocuklar için bu tekrarlar başlangıçta sıkıcı gelmeyebilir.
Son araştırma sonuçlarına göre, denemeler arasındaki zaman aralığının süresi önemli değildir. Önemli olan alıştırma süresi ile dinlenme süresi arasındaki orantıdır. Yani eğer alıştırma uzun bir süreyi kapsarsa, o zaman dinlenme süresinin de buna bağlı olarak uzun tutulması gerekir.
Motor becerisinin türüne göre de alıştırma süreleri farklılık gösterir. Örneğin FREEMAN günde 15 dakikalık bir yazı yazma süresinin uygun olduğu kanısına varmıştır.

TRANSFER: Transfer, bir becerinin öğrenilmesinin diğerine olan etkisidir. Genellikle zihinsel özürlüler, deneyimlerini bir durumdan diğerine aktaramazlar. Bu tür çocukların bu aktarma olayını bir oranda gerçekleştirmelerini sağlamak için, o görevin hizmet ettiği genel prensiplerden onları haberdar etmek gerekir. Aynı genel prensibe hizmet eden görevlerin türünü ve sayısını arttırarak ve bu genel prensibi çocuklara yineleyerek bir deneyimden diğerine aktarma yapmaları kolaylaştırılmalıdır.

MOTİVASYON: Zihinsel özürlü çocukları motive eden yenilik ve karmaşıklık dereceleri normal çocukları motive eden durumlardakinden farklıdır. Normal bir çocuk zor bir işle karşı karşıya kalırsa, denemeye devam edebilir, çünkü früstrasyon ve belirsizliğe tölerans derecesi özürlü çocuğa oranla daha yüksektir. Zihinsel özürlü çocuk ise bu tür durumlarda hemen pes eder. Yine normal çocuk kolaylıkla çözdüğü durumlar karşısında rahatsız olmayabilir, çünkü bu etkinliklerle ilgili kendine yeni hedefler oluşturabilir. Zihinsel özürlü çocuk ise, bunu kendine bir hakaret sayar ve yine denemekten vazgeçebilir. İşte bu nedenle, görevleri, özürlü çocuğun düzeyine göre ayarlamak büyük önem taşır.
Zihinsel özürlü çocuklarla çalışırken üstünde durulması gereken bir diğer nokta da ilgi çekmek için uyarıcıyı sürekli değiştirmektir, çünkü o gün için ilginç ve yeni gelen bir şey ertesi gün için çekiciliğini yitirmiş olabilir.
Öğretimde tekdüzeliği alt düzeye indirerek, çocukların hem motivasyonunu arttırmak hem de kendilerinde aktarma yapma olayını gerçekleştirmek için, farklı uyarıcılarla benzer tepkileri oluşturmakta yarar vardır. Eğer öğretilmesi arzulanan motor beceri atlama ve zıplama davranışının geliştirilmesi ise, yaratıcı bir öğretmen, çocuğun içini veya üstünden atlayacağı nesneleri değiştirerek tek düzeliği ortadan kaldırabilir.
Örneğin bir gün ip, bir diğer gün tahtadan çemberler, bir başka gün otomobil lastikleri ve benzer diğer nesneler kullanılabilir. Uyarıcıların değiştirilmeleri dikkatin daha uzun süre yoğunlaşmasının sağlanması için de kullanılabilir.

ZİHİNDE TUTMA: Öğrenilen bir şeyin ileride anımsanmasını kolaylaştırmak için, bu işi niçin öğrendikleri çocuklara açıklanmalı ve daha sonraki günlerde bunu tekrarlamaları gerekeceği kendilerine söylenmelidir.



Turk PDR (Serdal GÜR)
http://turkpdr.com/makale/ozel-egtim/egitilebilir-zeka-engellilerin-ozellikleri.htm