KAYNAŞTIRMA (17.09.2010)
Özel eğitim hakkında kanun hükmünde kararname; madde-12: Özel eğitim gerektiren bireylerin eğitimleri, hazırlanan bireysel eğitim planları doğrultusunda akranları ile birlikte her tür ve kademedeki okul ve kurumlarda uygun yöntem ve teknikler kullanılarak sürdürülür.
Özel eğitim hakkında kanun hükmünde kararname; madde-12: Özel eğitim gerektiren bireylerin eğitimleri, hazırlanan bireysel eğitim planları doğrultusunda akranları ile birlikte her tür ve kademedeki okul ve kurumlarda uygun yöntem ve teknikler kullanılarak sürdürülür.
Eğitimin en önemli fonksiyonlarından biri insan denen varlığı sosyal bir varlık yapmaktır. İnsan dünyaya sosyal bir varlık olarak gelmez. Gelmesi de düşünülemez. İnsanlar gerek kalıtımla getirdiği özellikler, gerek doğumdan önce ana rahminde, doğum sırasında ya da doğum sonrasındaki çevrenin değişik şartlarından etkilenme farklarıyla zihin ve diğer yetenekleri yönünden belirgin bireysel ayrılıklar gösterirler.
Toplumumuzda, okullarımızda ve sınıflarımızda çoğunluğu oluşturan normal gelişme özelliği gösteren çocukların yanında eğitimsel gelişimlerini engelleyen ve tıbbi durumlara sahip değişik özür ve özellik gösteren çocukların da bulunması doğaldır. Bu tür özür ve özellikleri nedeniyle gelişim ve eğitim ihtiyaçları olağan koşullar altında karşılanamayacak kadar farklılık gösteren çocuklara “AYRICALIKLI” yani “ÖZEL EĞİTİME MUHTAÇ” çocuklar denir. Bu çocuklar için bu alanda yetiştirilmiş özel eğitimciler tarafından özel araç, gereç ve programlar kullanılarak, özel eğitime muhtaç çocukların özür ve özeliklerine uygun şekilde gerçekleştirlen eğitime de “ÖZEL EĞİTİM” denir.
Özel eğitim genel eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır. Genel eğitimin “kimse eğitim ve öğretim hakkından yoksun bırakılamaz” ilkesine göre, özel eğitime muhtaç çocuklar eğitim hakkından mahrum bırakılamaz. Özel eğitime muhtaç çocuklar da toplumun eşit haklarına sahip saygıdeğer bir üyesidir. İnsanlık seviyesi yükselmiş milletler hiç bir bireyi elinde olmayan nedenlerle kaderiyle baş başa bırakamaz. Bu çocuklar bir şey yapamaz, öğrenemez, üretemez diye ailesine terk edilerek eğitimi ihmal edilemez. Bunu sosyal ve insanlık anlayışı ile bağdaştırmak mümkün değildir. Yeter ki yeteneklerini uygun şekilde geliştirebilecekleri uygun eğitim ortamı sağlansın ve içtenlikle bu devam etsin. Toplumun ihtiyaçlarının karşılanmasında her zeka seviyesi ve her özellikte insanın yapabileceği hizmet bulunmaktadır. Ve buna gereksinim de vardır. Aralarında ayrılıklara rağmen tüm insanların birbirini kabul etmesi sevmesi, iletişim ve etkileşim içinde yaşamlarını sürdürmesi insan yaşamının gerektirdiği doğal bir kuraldır. Bilinmesi gereken bir gerçek varsa durumu ne olursa olsun dünyaya insan olarak gelen her bireyin biyolojik, psikolojik ve sosyal temel gereksinimleri aynıdır. Eğitimde de bu gerçeği hareket noktası olarak almak zorundayız. Tüm farklılıklarına rağmen bu çocukların da toplumumuzun bir üyesi olduklarını ve bu toplum içinde yaşayacaklarını düşünerek onların topluma uymalarını sağlamak, toplumun da bu kişileri tanıyıp benimsemelerini sağlayarak onları tüketici olmaktan kurtarıp üretici bireyler haline getirme görevi biz eğitimcilere düşmektedir. Tüm bunlar ve Milli Eğitimin amaçlarının bu çocuklarda da gerçekleştirilmesi için MEB Özel Eğitim Rehberlik Ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kaynaştırma eğitim-öğretimini uygun görmüştür.
Kaynaştırma bireyselleştirilmiş eğitim plan ve programları içerisinde uygun görülen engelli çocuklarla, engelli olmayan yaşıtlarını belirli sürelerde eğitim ve sosyal yönden bütünleştirmektir. Özel eğitime muhtaç çocuklar için özel eğitim okulları, özel eğitim sınıfları ve kaynaştırma eğitimi gibi değişik eğitim ortamları vardır. Bu çocukları
toplumdan ayıran özel eğitim okullarından ziyade özel eğitim sınıfları en iyi ortam olarak düşünülmektedir. Ancak son yıllarda yapılan araştırma ve gelişmeler sonucunda, önceden planlanmış derslerde ve çeşitli sosyal etkinliklerde, normallerle bütünleştirme en ideal uygulama ortamı olarak kabul edilmektedir.
Özel eğitimin güvence altına alınması konulu kararnamede “her türlü özür grubu ve her türlü okulda ve sınıflarda bu öğrencilere kaynaştırma eğitimi sağlanmalıdır” denilmektedir.
Kaynaştırma eğitiminin yapıldığı okul ve sınıf türleri:
1. Normal sınıflar
2. Özel eğitim okulları
3. Özel eğitim sınıfları
Çeşitli kaynaştırma modelleri olmakla beraber bir veya iki özürlü normal sınıfı içinde normallerle aynen ve yaklaşık olarak eşit programı izlediği, ancak dışarıdan eğitsel yardım, psikoterapi, mediko-sosyal destek gördüğü ve özel eğitim sınıfındaki öğrencinin bazı derslerde normal sınıflara aktarıldığı iki ana model bulunmaktadır.
Kaynaştırma eğitimi ile;
1. Özel eğitime muhtaç çocukların ailede, okulda, yakın çevredeki insanlarla ilişki kurması, onlar tarafından içtenlikle kabul edilmesi. İlişki kurması mümkün olan her yerde ve fırsatta birlikte bulunmalarının ( okul, sokak,gezi-eğlence,çalışma,spor vb.) beraberliğin her grup tarafından yadırganmadan sürdürülmesinin sağlanması.
2. Özel eğitime muhtaç çocuklara gerçekçi benlik kavramının kazandırılması, başka bir deyişle kendini olduğu gibi kabul etmesi, kuvvetli ve zayıf yönleri tanıtılarak neleri ne düzeyde yapıp yapamayacağının gösterilmesi. Kendine karşı gerçekçi bir saygı ve güven gerçekleştirmesinin sağlanması.
3. Ailede, okulda, çocuğun akranlarında, yakınlarında ve yakın çevresinde çocuğun ilişki kurduğu insanlarda engellilere karşı geliştirilmiş peşin yargıların, olumsuz tavır, davranış, tutum ve inançların değiştirilmesi, gerçeğe uydurulması.
4. Özel eğitime muhtaç çocukların diğer çocuklardan ayrılmaması, onlara ayrıcalıklı muamele edilmemesi.
5. Durumlarının gerektirdiği hoşgörülü bir ortam sağlanması.
6. Diğer insanlardan gelecek olgun olmayan tavır ve davranışları hoş görecek, doğal karşılayacak ve kabul edecek şekilde yetiştirilmesi.
7. Başkaları tarafından normal bir şekilde kabul edilmesinin sağlanması.
8. İletişimin yavaş yavaş etkileşime dönüşmesinin sağlanması.
9. Her yerde her zaman engelli çocukların doğal ve temel gereksinimlerinin kısıtlanmadan en az normallere sağlanan düzeyde sağlanması ve bunun engellilerin göreceği şekilde sergilenmesi.
10. Yaşam standartlarında eşitlik sağlanması ( yeme-içme, giyim-kuşam, ev ve okuldaki şartlar ) amaç edinilmiştir.
Ancak tüm bunları gerçekleştirmek kolay olmayacaktır. Toplumumuzda normal çocukların özürlü çocukların davranışlarından etkileneceklerinden korkulur ve bu çocuklar bu yüzden istenmez ve dışlanırlar. Aslında yapılan araştırmalar göstermiştir ki; özürlü çocuklar normal çocukların davranışlarını model olarak alıyorlar, ancak normal
çocuklar ise özürlü çocukların davranışlarını değil, kendileri gibi normal akranlarını davranışlarını model alırlar. Ayrıca kaynaştırmada akran pekiştirmesi de olur. Öğretmenin ya da büyüklerin onaylamasından çok, çocuklar kendi arkadaşlarının onaylarından etkilenirler. Ve normal çocuk özürlü çocuğa bilgilerini aktarırken kendi bilgilerini pekiştir. Özürlü çocukla beraberlik kendine güvenini arttırır ve bağımsız olma durumuna bir takım adımlar atar. Özürlü çocuklarda ise normal çocuklarla beraber olduklarında zeka bölümlerinde yükselme ve aynı zamanda dil gelişimlerinde daha iyi seviyeye geldikleri gözlenmiştir. Normallerle olmak başarı elde etmek için kendilerinde istek ve cesaret uyandırır. Yine tüm bunları yapabilmek için özel eğitim sınıfı ve kaynaştırma programı uygun görülen öğrencilerin özür nedenlerini ve özelliklerini bilmek zorundayız.