Turk PDR (Serdal GÜR)
http://turkpdr.com/makale/ozel-egtim/ozgul-ogrenme-guclugu-82.htm

ÖZGÜL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ (20.04.2011)

Öğrenme güçlüğü kavramı fiziksel veya zihinsel bir problemi olmayan fakat dili anlamaya ve kullanmaya yönelik bazı psikolojik süreçlerle ilgili problemlere sahip öğrencileri tanımlamaktadır.

Öğrenme güçlüğü kavramı fiziksel veya zihinsel bir problemi olmayan fakat dili anlamaya ve kullanmaya yönelik bazı psikolojik süreçlerle ilgili problemlere sahip öğrencileri tanımlamaktadır.

Öğrenme; algılama, organize etme, depolama ve gerektiğinde bilgiyi göstermeyi içeren bilginin kazanılması işlevidir. Bu tanıma göre bilgi beyine ulaşmalı (girdi), sonra organize edilmeli, anlaşılmalı (bütünleme), ardından depolanmalı (bellek) ve gerektiğinde kullanılmalıdır (çıktı). Öğrenme sürecinde yaşanan bu aşamaların birinde ya da bir kaçında bir sorun olduğunda özgül öğrenme güçlüğü ortaya çıkar.
Özgül Öğrenme Güçlüğü Olan Çocukların Özellikleri
Öğrencinin zihinsel yeteneği olmasına rağmen akademik yeteneğin zayıf olması özgül öğrenme güçlüğünün temel özelliğidir.
1) Özgül öğrenme güçlüğü olan öğrenci, şekil ve pozisyona dayalı karıştırmalar yapar. Harf ya da kelimeleri birbirlerine karıştırır ve ters görür. Örneğin b yerine p ya da d, koç yerine çok, ve yerine ev yazar ya da okur. Harf kelime ya da satır atlar. Uzaklık, boyut, derinlik algılamada zorlanır. Sesleri ayırt edemez veya birine odaklanamaz. Dokunarak bir nesneyi tanımlayamaz, şeklini, sayısını ayırt edemez. Okuma, yazma, yön bulma ve dağınık bir çekmeceden aradığı objeyi bulmada, çok sesli bir ortamda söylenileni duyma ve anlamada, hızlı bir konuşmayı izleme ve bütünüyle algılamada zorluk çekerler
2) Özel öğrenme güçlüğü olan çocuk, duyduğu ya da okuduğu bir öyküyü doğru sırada aktaramaz, okunan bir yazının akışını doğru sırası ile takip edemez, harflerin dizgisini karıştırır, ayları, günleri sırasıyla sayamaz, öncesini sonrasını karıştırır. Kelimelerin kullanılış biçimlerine göre taşıdıkları anlamı ayırt edemez, şakaları ve deyimleri anlamakta zorlanır. Bir konunun ana fikrini bulamaz. Yaşamını programlayamaz ve çevresini düzenleyemez. Düşünmeden okuma (kafadan atma) vardır. Öğrenci kelimenin bir kısmını okur (örneğin ilk heceyi) diğerlerini tahmin eder ve genelde yanlış okur. Bu durum, resimlerle yapılan öğretimde daha belirgin olarak ortaya çıkar. Örneğin “horoz” ve “tavuk“ resimleri gösteriyor olsanız çocuk belirgin özelliklere dikkat etmeden horoza tavuk, tavuğa da horoz diyebilir.
3) Özel öğrenme güçlüğü olan çocuklarda aşamalandırma güçlüğü vardır. Özellikle bu durum hecelerin bağlanarak kelime üretiminde göze çarpmaktadır. Üç heceli bir kelimede, öğrenci üçüncü heceye ulaştığında birinci heceyi hatırlamaz. Bu durum kelimelerin yanlış okunmasına, yanlış okunan kelimelerinde cümlenin anlamının çökmesine neden olmaktadır. Bu durum zincirleme olarak (paragraf ve metin üzerinde) devam etmekte ve bütünün anlamını bozmaktadır.
4) Özgül öğrenme güçlüğü olan çocuklar çok kısa süreli hafızaya sahiptirler. Bundan dolayı da kelime ve harfleri zihinde özellikleriyle ve anlamlarıyla beraber gerektiği kadar tutamazlar. Örneğin çok kısa bir paragrafı okuduktan sonra o paragrafın ana fikrini yazamaz. Dikkatlerini yoğunlaştıramazlar. Çok çabuk sıkılırlar ve su yüzden okunanı dinlemedikleri gibi kendi okuduklarını da anlamaya çalışmazlar. Şekli doğru anlatır ama çizemezler. Akşam ezberlenen şiiri sabah okuyamayabilir. Sınıftan çıkarken aklında tuttuğu ödevini ve gelince unutabilir. Bununla birlikte bir yıl önceki bir olayı, geçen yıllarda öğrendiği uzun belleğe kaydettiği bilgiyi hatırlar. Çünkü özel öğrenme güçlüğü olan çocuk olan çocuklarda bilgileri kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe aktarma sorunu vardır. Özgül öğrenme güçlüğü olan çocuk, yaşıtlarının az tekrarla öğrenebildiklerini (uzun süreli belleğe geçirebildikleri) bilgileri öğrenebilmek içen çok daha fazla tekrar etmesi gerekmektedir.
5) Özgül öğrenme güçlüğü olan çocuğun kazanılmış bilgileri kullanmada sorunu varsa; kendiliğinden konuştuğunda, akıcı ve düzgün konuşurken, sorulara yanıt vermede aynı beceriyi gösteremez ve tutuklaşır. Konuşma anında sorulan bir soruya uygun yanıtı bulup vermede zorlanır. Geçiştirmeye çalışır. Bu çevresindeki herkes için şaşırtıcıdır. Yürürken, koşarken bir şeylere takılır, yalpalar. Yazmaya ilişkin güçlükler yaşayabilir. Çabuk yorulur, hatalı ve ağır yazar.
6) Özel öğrenme güçlüğü olan çocuklarda; bezginlik, kendini güvensiz, değersiz ve kötü hissetme, yeterince zeki olmadığını düşünme, kavgacılık ve çabuk alınma gibi duygusal problemler gözlenmektedir. Bunun yanında baş ağrısı, bulantı, karın ağrısı bedensel yakınmalar ya da okula gitmede isteksizlik görülebilir. Bazen de sınıf içinde çeşitli komiklik ya da yaramazlıklar yaparak dikkate çekmeye çalışırlar.
Özgül Öğrenme Güçlüğü olan öğrenciye nasıl yardım edilebilir?
*Öğrencinin yetersiz olduğu süreç tespit edilmeli ve düzeltilmelidir. Örneğin, çocuğun okuma problemlerinin görsel algılama sürecindeki yetersizlikler sonucu olduğu düşünülürse, çocukla okuma öğretimine başlamadan önce görsel algılama öğretimi yapılarak bu süreç geliştirilmelidir.
*Özgül öğrenme güçlüğü olan çocuklar çözümleme (bütünden parçaya doğru) yöntemi ile okuma-yazmayı öğrenmede güçlük çekerler ya da öğrenemezler. Bu çocuklara okuma-yazma öğretiminde bireşim (parçadan bütüne doğru) yöntemi kullanılmalıdır. İlk önce harfler öğretilmeli sonra harflerin birleştirilmesinden hece ve kelimeler ortaya çıkartılarak öğretim yapılmalıdır.
*Başarılı öğrenciler dahi başarılarından dolayı ödüllendirilmezlerse duygusal olarak rahatsızlık hissederler. Bu nedenle, özgül öğrenme güçlüğü olan çocuklara küçük işler, başarabileceği işler yaptırılıp hemen ödüllendirilmelidir.
*Özgül öğrenme güçlüğü olan çocuğun güçlü yönleri kuvvetlendirilmeli, güçsüz olduğu alanların üstesinden gelmesine destek sağlanmalıdır.
*Bilgiyi kazanmada en önemli faktör motivasyon, yani öğrenmeye istekli olmaktır. Öyleyse, öğrencinin sınıf içinde güçlü yönleri vurgulanmalı, başarabileceği ödevlerden başlanmalı, öğrenciye sorumluluk verilerek onun sınıf içinde kendine güveni artırılmalı ve öğrenmeye istekli hale getirilmelidir.
*Öğrenciye başarabileceği ölçüde ödevler verilmeli, böylece zorlamanın etkisini azaltılmalı, adım adım kolaydan zora geçiş sağlanmalıdır.
*Özgül öğrenme güçlüğü olan çocuk ön sıralara oturtulmalıdır. Bu dersi takip açısından çocuğa kolaylık sağlayacak, daha aktif olarak derse katılmasına yardımcı olacaktır.
*Bilgiyi kazanıp kazanmadığını sınamanın en iyi yolu daha iyi öğrendiği yöntemden faydalanmaktır. Özgül Öğrenme Güçlüğü olan çocukların bazıları görerek, bazıları işiterek daha kolay öğrenmektedir. Örneğin bazıları ağır yazıyor ve yetişemiyorsa, sözlü sınav yapılarak bilgisi ölçülebilir. Tam tersi, motor becerileri iyi,ancak ifade edici dil becerisi iyi olmayan öğrencinin bilgisi tahtaya yazması istenilerek ve konuşmaya cesaretlendirilerek sınanabilir.
*Özgül öğrenme güçlüğü olan öğrencinin zayıf yönlerine odaklanarak onu hayal kırıklığına uğratmaktansa, güçlü taraflarını ön plana çıkarılmalıdır.
*Özgül Öğrenme Güçlüğü olan çocuklarla özel olarak ilgilenmek hayli zor ve özveri isteyen bir çalışmadır. Bunu başarabilen pek çok öğretmen, bu çocukların farklılığını kavrayarak, onları olduğu gibi kabul ederek ve güçlüklerinin üstesinden gelmeye yüreklendirerek, çocukların ilerideki akademik başarısını ve özgüvenini olumlu yönde etkilemektedir.
KAYNAKÇA:
Özgül Öğrenme Güçlüğü Ankara Üniversitesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Yayını
Milli Eğitim Dergisi 1997 Sayı 136
http://orduram.gov.tr



Turk PDR (Serdal GÜR)
http://turkpdr.com/makale/ozel-egtim/ozgul-ogrenme-guclugu-82.htm