Şifreni mi unuttun ?
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen üye değilseniz burdan kayıt olun.
Google Grupları
Turk PDR grubuna abone ol
E-posta Adresiniz:
Maskelenmiş Liderlik Yöneticilik
Ekleyen: Abdulkerim IŞIK | Okunma: 283800 | 11.11.2010
Uzm. Psk. Dan.
Abdulkerim IŞIK
Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürü

İnsanoğlunun dünya üzerinde var olduğu günden bu yana, onun varlığının temel özelliği olan psiko-sosyal bir karakterin gereği olarak yönetmek ve yönetilmek olagelmiştir. Tarihsel gelişiminde en geniş anlamıyla yönetimde bazı belirleyici faktörler etkili olmuş ve süreci belirlemiştir. Güç, akıl, adalet, entrika, kişilik özellikleri, duygu(sevgi, kin,düşman varlığı,…), farklı beceri ve yetenekler,….vb. gibi birçok etken belirleyici olmuştur.

Bugüne kadar devam eden gelişmeler konunun bir bilim olarak ele alınmasını ve bilimsel esaslara dayandırılarak konunun tartışılmasını gündeme oturtmuştur. Yönetim, sanatların en eskisi, bilimlerin en yenisi olarak önümüzdedir.

Başkalarına iş gördürme, başkaları aracılığıyla iş başarma ve amaçlara ulaşma olarak tanımlanır. Yönetilen unsurun ne olarak algılandığı ve kabul düzeyi de söz konusu etkileşimi ciddi anlamda etkiler. Bazı kuram ve bakış açılarına göre sürü yönetimi, kalabalıklar ya da kitle algısı… Gibi bakışlar olduğu gibi daha ciddi, ayrıntılı ve insana dair yeterlikler hassasiyetinde bakışlar da oluşmuş ve öne çıkmıştır. Artık bireyselleşme ve kendini gerçekleştirme temasının öne çıktığı zamanımızda; yönetim sürecinin kalıplaşmış kurallarla ve tarzlarla sürdürülmesi imkânsızlaşmıştır.

Artık yönetim süreci bizzat yönetilenler tarafından etkilenmekte ve yeni kurallar yaşanarak literatüre sokulmaktadır. Buna rağmen günümüzde hala zorlanan ve uzlaşmazlığa doğru sürüklenen birçok yaşantı ve yaklaşımdan bahsetmek mümkündür.

Haberleşme, etkileşim ve bilgi paylaşımının sınırlı ve özel olduğu zamanlardan; artık adeta tüm gezegenin tek elden ve aynı anlayışla küçük bir iş yeri gibi yaşandığı-yönetildiği bir ortam paylaşılmaktadır. Masasından Japonya, Somali, ABD, Almanya, Arjantin… in günü nasıl yaşadığı ve oralarda alınan kararların, yapılan düzenlemelerin neler olduğu herkes tarafından an be an görülebilmekte ve anında kendilik bağlamında bireysel beklenti olarak yaşanmaktadır.

Tüm bu basit ama çok karmaşık, şeffaf ama çok örtülü sürecin belli bazı beklenti ve doğrultuda devam etmesinin temel yolu yönetimdir. Planlama-Programlama-Organizasyon-Yönetme-Düzeltme çizgisinde yürütülen yönetim olgusu çok önemli ve değerli görülmektedir.

Yönetim olgusunun oluşan temel kurallarının uygulanması ve bunların yönetim pozisyonunca bilinmesinin gerekliliği bir nitelik sorunu olarak görülmektedir. Oluşan ya da oluşturulan düzenlemeleri, yürütme görevi bulunanların (yöneticiler), zamanla mevcut durumu koruma ve sahiplenme çabalarındaki istek ve şiddet sıklıkla gelişmeyi engellemekte ve çatışmaların kaynağı olarak değerlendirilmektedir. Toplumun genelinde hakim olan anlayışa göre yönetim önemli ve ciddi bir konudur. Yönetimde bulunan kişiler de önemli ve değerlidir dolayısıyla da diğerlerine göre daha güçlüdürler. Öyleyse yönetim elde edilmesi gerekli en önemli hedeftir. Bu anlayış çok daha işlevsel olan yönetim sürecini görmeye ve algılamaya engel olmuş; Devamında kötü yönetim-yönetici tecrübeleri yaşanmıştır. Genelin beklentisinin başköşesinde yer alan yönetme olgusu klasikleşmiş ve nitelik yitirerek hazım problemleriyle birlikte daha çok mücadele edilen, elde edilmeye çalışılan, alınan ve istenen bir görüntüye bürünmüştür. Bu gelişmeler konuya daha etkili bakış tarzlarının aranmasına ve yenilik arayışlarına yol açmış; kuramsal metotlar ve farklı algılama biçimleriyle birlikte varılan en önemli bulgu liderlik kavramıyla sonuçlandırılmıştır. Yönetimde oluşan problem ve erozyonun giderilebileceği süreç ve niteliklerin bulunduğu olgu olarak liderlik tanımlanmıştır. Motivasyon, grup(takım) bilinci, kabul, ehliyet, kişilik,… gibi çokta objektif olmayan çoğu öznel ancak vazgeçilmezliği tartışılmayan kavramlarında içerisinde yer aldığı liderlik olgusu bugünün en yaygın metodu olan seçim (artık seçim bile liderlik kavramından uzaklaşma eğiliminde bir dönüşüme uğramış ve atanmışlıkla karıştırılır hale gelme sürecindedir) kavramı ile birlikte uygulama alanında yerini almıştır.

Günlük yaşantımızda, kişiler arası ilişkilerde karşımızda bir seçilmiş yada atanmış olsun fark etmeden eğer bir yönetici varsa ona karşı; Başkanım kelimesi ağızlara sakız olur. Yani benimsin seni her şeyinle kabul ediyorum,… ama bu acaba gerçekten bir kabul mü? Yoksa “sosyal alışkanlıklarımızdan olan” bir nezaket mi? … Genellikle ikincisi gibi inanır herkes ama birincisiymiş gibi davranılır nedense… ait olmadığı bir dernek te olsa, oy vermediği bir parti de olsa, ya da aslında sevmediği bir zat da olsa…

Bu noktada yönetici ve lider kavramları bazen bilerek bazen de kendi menfaatine beklentilere dayalı olarak yozlaştırılmakta ve kişilik dejenerasyonuna uğramaktadır.

Yöneticilik ve liderlik olgularının temel özelliklerini ve ayrılık noktalarını değerlendirmeye alabilmenin, sağlıklı düşünceler geliştirebilmenin tek yolu ise bilgi eksikliğimizi gidererek doğru yorumlar yapabilmekten geçer…
Gerçekten yöneticiler hep vardır ve olacaktır da, ama liderler hep olmuyor çoğunlukla, daha çok olmuş gibi davranılıyor. Bu nedenledir ki yönetim konusu ciddi bir problem olarak sürekli en önemli meşguliyetimiz olmaya devam etmektedir.


» Diğer Yazılarıma Bakmak İçin Buraya Tıklayın «


Yorum yapabilmek için üye girişi yapınız veya facebook hesabınız ile yorum yapın.



 1. Rehber Öğretmenlerin En Büyük Problemi Nedir?

Yönetmelik
% 67

Maaş
% 7

İdarecilerin Tutumu
% 8

Velilerin ve Öğrencilerin Tutumu
% 13

Diğerleri...
% 4

Toplam Tekil Hit: 2504038
Toplam Çoğul Hit: 17393924
Kimler Online ?
39 Ziyaretçi, 0 Üye
En son üyemiz pd.gulaytoprak, Hoşgeldiniz.

Copyright © Turkpdr.com | 2010 | Bu sitede yer alan içerikler kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz ve yayınlanamaz