Şifreni mi unuttun ?
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen üye değilseniz burdan kayıt olun.
Google Grupları
Turk PDR grubuna abone ol
E-posta Adresiniz:
Çocuklarda idrar kaçırma problemi
İdrar kaçırma aileleri rahatsız eden bir sorun. Ancak her durumda ailelerin yapması gereken çocuğa sabırla yaklaşmak ve asla cezalandırmamak. Uzmanlar gece idrar kaçırmalarında eşlik eden nörolojik ya da üriner bir sorun yoksa tedavi için 7 yaşına kadar beklemeyi öneriyor.
Ekleyen: Serdal GÜR | Okunma: 5368 | 09.03.2011

İdrar kaçırma aileleri rahatsız eden bir sorun. Ancak her durumda ailelerin yapması gereken çocuğa sabırla yaklaşmak ve asla cezalandırmamak.
Uzmanlar gece idrar kaçırmalarında eşlik eden nörolojik ya da üriner bir sorun yoksa tedavi için 7 yaşına kadar beklemeyi öneriyor.

İdrar kontrolü çocuğun büyümesine paralel olarak sağlanıyor. Örneğin 2 yaşındaki çocukların yüzde 25'inde gündüz idrar kontrolü sağlanırken, bu oran 4 yaşına gelindiğinde yüzde 98'lere kadar çıkıyor. Peki idrar kaçırma ne zaman sorun olarak kabul edilip, tedavi edilmesi gerekiyor? Konuyla ilgili olarak görüşlerine başvurduğumuz Prof. Dr. Salim Çalışkan, 5 yaşından büyük çocuklarda istemsiz olarak idrar kaçırma mevcutsa bu durumun sorun olarak ele alınması gerektiğini söylüyor.
 

Gece ve gündüz olmak üzere iki şekilde görülen idrar kaçırma sorununun farklı şekilde değerlendirilmesi gerekiyor. Prof. Dr. Salim Çalışkan her iki durumda da ailelerin sabırlı davranması gerektiğinin altını çizerek şu bilgileri veriyor:

Gündüz idrar kaçırma biraz daha karışık ve çok ayrıntılı tetkik ve tedavi gerektiren bir grup hastalık. Bu sorunu yaşayan çocuklarda özellikle 2 yaşından sonra dikkat edilmesi gerekiyor. Çok çeşitli nedenleri olabilen gündüz idrar kaçırma ciddi bir durumun belirtisi olabiliyor. Başta gelen nedenlerinden biri, mesaneye gelen sinir liflerinin mesaneyi yeteri kadar idare etmemesi.

Tedavi yaklaşımları

Uygulanan farklı tedavi yaklaşımları ile başarılı sonuçlara ulaşılabiliyor. Öncelikli olarak yapılması gereken çocuğun akşam sıvı alımının azaltılması. Prof. Dr. Çalışkan bu noktada aileleri uyararak, akşam sıvı azaltılması adına çocuklarda tüm gün sıvı kısıtlamasına gidilmesinin yanlış bir yaklaşım olduğunu söylüyor. Prof. Çalışkan, gündüz alınan sıvı miktarının artırılıp, akşam 5'ten sonrasında alınan miktarın azaltılmasının etkili olduğa dikkat çekerek, ayrıca çocuklara kola gibi idrar söktürücü içecekleri vermenin de sakıncalı olduğuna işaret ediyor.

Farmakolojik tedavi: Tedavide birkaç yaklaşım söz konusu. En çok kullanılanı bu çocukların bir bölümünde eksik olduğu gözlenen antidiüretik hormonun çocuklara verilmesi. Antidiüretik hormon idrar miktarını azaltıyor, yani atılacak sıvının böbreklerden geri emilimini artırıyor ve idrar miktarını etki süresi boyunca azaltıyor. Bu hormon çocuklara gece verildiğinde çocuğun gece kuru kalması sağlanabiliyor. Bu aileler açısından hoş ve etkileyici bir yaklaşım olmakla birlikte tedavi edici bir yanı bulunmuyor. Yani antidiüretik hormonun verilmesi kesildiği anda, asıl neden ortadan kaldırılmadığı için sorun kaldığı yerden devam ediyor. Her ne kadar hekimlerin pek tercih etmediği bir tedavi olsa da, etkili ve ani çözümlere kısa zamanda ulaşılması nedeniyle aileleri etkilemeye yetiyor.

Alarm yöntemi: Tedavideki ikinci bir yaklaşım alarm uygulaması. Biraz zahmetli olduğundan aileler tarafından pek benimsenmiyor, bu nedenle hasta uyumu çok başarılı olmayabiliyor. Prof. Çalışkan yöntemi şöyle özetliyor: "Çocuğun çamaşırına ucu bir alarm saatine bağlı prop yerleştiriliyor. Çocuk altına yaptığında alarm çalıyor ve çocuk uyanıyor. Bir çeşit öğrenme yöntemi olan alarm tedavisinin başlangıcında çocuk hemen uyanamayabiliyor, çünkü bu çocukların uykuları biraz ağır oluyor. Ancak tedavinin ilk aşamasında olunduğu unutulmamalı. Tedavide ısrar edilirse günler geçtikçe yavaş yavaş çocuk alarm çaldığında uyanmaya başlıyor. Birkaç ay içerisinde ise çocukta şartlı refleks gelişmiş oluyor ve uykusunda "çiş kaçırmak üzere iken şimdi alarm çalacak ve ben uyanacağım" demeye başlıyor ve artık altını ıslatmadan uyanmayı öğreniyor. Israrlı bir şekilde devam edildiği taktirde en etkili tedavi alarm tedavisidir. Çünkü tedaviden sonra tekrarlama olasılığı daha düşüktür."

Tedavi süresince anne ve babanın sürekli çocuğun yanında olması ve alarm çaldığında da hemen kalkıp çocuğa yardımcı olması gerekiyor. Uzun dönemde zahmetli bir uygulama olması nedeniyle, tedavi uyumu sağlanamayan ailelerde farklı tedavi alternatiflerine geçmek gerekiyor. Bu süreçte ihtiyaç duyulursa psikiyatrik destek almak yararlı olabiliyor.

Anneyiz.biz

« Önceki MakaleSonraki Makale »

Yorum yapabilmek için üye girişi yapınız veya facebook hesabınız ile yorum yapın.



 1. Rehber Öğretmenlerin En Büyük Problemi Nedir?

Yönetmelik
% 68

Maaş
% 7

İdarecilerin Tutumu
% 8

Velilerin ve Öğrencilerin Tutumu
% 13

Diğerleri...
% 4

Toplam Tekil Hit: 2465400
Toplam Çoğul Hit: 17161619
Kimler Online ?
32 Ziyaretçi, 0 Üye
En son üyemiz pd.gulaytoprak, Hoşgeldiniz.

Copyright © Turkpdr.com | 2010 | Bu sitede yer alan içerikler kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz ve yayınlanamaz