Şifreni mi unuttun ?
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen üye değilseniz burdan kayıt olun.
Google Grupları
Turk PDR grubuna abone ol
E-posta Adresiniz:
KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİNDEKİ ÇOCUKLARIN TEMEL PROBLEMLERİ
Bazı eğitim araştırmaları okul başarısının % 20’sini duyuşsal faktörlere bağlamaktadır. Temel ilgi, sevgi, bağdaşım güven yoksunluğu içinde bulunan öğrenciler kapasitesi doğrultusunda başarı göstermeyecekleri doğrudur. Bu durumdaki öğrenciler, normal gelişimlerini engelleyen duygusal alandaki problemler nedeniyle akademik, sosyal ve mesleki açıdan yetersizlikler gösterebilirler.
Ekleyen: Serdal GÜR | Okunma: 4279 | 21.03.2011

Bazı eğitim araştırmaları okul başarısının % 20’sini duyuşsal faktörlere bağlamaktadır.

Temel ilgi, sevgi, bağdaşım güven yoksunluğu içinde bulunan öğrenciler kapasitesi doğrultusunda başarı göstermeyecekleri doğrudur. Bu durumdaki öğrenciler, normal gelişimlerini engelleyen duygusal alandaki problemler nedeniyle akademik, sosyal ve mesleki açıdan yetersizlikler gösterebilirler.

Bu nedenle öğretmen eğitim durumlarını düzenlerken bu özellikleri dikkate almalı, öğrencilerin duyuşsal giriş davranış ve temel problemlerini tanımaya çalışarak, var olan yetersizlikler üzerinde çözümleme yapmaları iyi bir kaynaştırma eğitimi için yararlı olacaktır.

Kaynaştırma eğitimindeki öğrencilerin belli başlı temel problemlerini şu şekilde incelemek mümkündür.

Tikler: Tik kas guruplarının irade dışı kasılmalarıdır. İç çatışma ve gerilimlerin belirtilerini ifade eder. Fiziksel (organik) kaynaklı olanların dışındaki tikler genellikle geçicidir. Okul ortamında bu tür çocukları taklit etme alaya alma, eleştirme, utandırma davranışından kaçınılmalıdır. Tiklerin giderilmesine yönelik sosyal bütünleştirme, iş eğitimi etkinliklerine yer verilmesi yararlı olacaktır.

Tırnak yeme-parmak emme: Bu davranış gerilim, taklit, rastlantı, aşırı baskı, kendine güvensizlik, uyuma, oral dönem saplantısı (dudak hassasiyeti) vb. birçok değişik nedenlerden kaynaklanmaktadır. Kendine güven, aile eğitimi, boş zaman etkinlikleri, dinlenme vb. eğitsel ve sosyal çalışmalara yer vermek yararlı olacaktır.

Yalan söyleme: Gerçek ve gerçek üstü olayları birbirinden ayırt edememe, yetişkinlerin gerçek karşısındaki yanlış tutumları, sevgi ve ilgi eksikliği, ergenlik döneminde benlik arayışı vb. nedenlerden kaynaklanmaktadır.

Bu davranışın giderilmesine yönelik, şiddet ve baskı yapmamak başaramayacağı şeyleri onlardan istememek, başkalarıyla karşılaştırmamak, iyi model oluşturmak, doğru ifadeleri ödüllendirmek gösterilecek tutum ve davranışlardandır.

Korkular: Korku davranışı aşırı koruma, gelecek endişesi, yanlış eğitim, korkulu yaşantı, aşırı duyarlılık gibi nedenlerden kaynaklanmaktadır. Korku davranışını gidermeye çalışırken şiddet uygulamanın sakıncalı olacağı bilinmelidir. Bunun yerine korkuya neden olan durumların ortadan kaldırılması veya uzak tutulması, nesne ve olaylar hakkında sağlıklı bilgilendirilmesi, duyarsızlaştırma yöntemlerinin kullanılması yararlı olacaktır.

Saldırganlık: Öfke, nefret, kıskançlık, hakim olma, kendine aşırı güven, huzursuzluk, gelecekten umutsuzluk, sosyal değerlerde çöküş sosyalleşememe, sevgi yoksunluğu, olumsuz model, taklit, karşıt tepki, yeni telafi mekanizması vb. nedenlerden kaynaklanmaktadır.

Bu davranışın azaltılması ve önlenebilmesi için yanlış model olmama, aşırı koruyucu ve eleştirici davranış göstermeme, maddi cezalandırmama değer verici tutum gösterme, çalışmaya-ı işbirliğine yönlendirme, sosyal ilişkileri geliştirme, sorumluluk verme, olumlu davranışları pekiştirme, duygularla yüzleştirme, gibi yollara başvurmak yararlı olacaktır.

Aşırı hareketlilik: Aşırı hareketlilik (hiperaktif) yerinde duramama, itaatsizlik, aşırı merak, şeklinde kendisini gösterir. Bu rahatsızlık çoğu zaman organik nedenlerden kaynaklandığından giderilmesi içinde öncelikle tıbbi tedavisinin yapılması, doktor tavsiyesiyle sakinleştirici ilaçların kullanılması yararlı olacaktır.

Ev ve okul ortamlarında ise, gürültü, hareket ve dikkat çekici ortamlardan uzak tutulmalı, gurup oyunları, boş zaman etkinlikleri, hobi çalışmaları, dikkat yönlendirme, enerji aktarma, dinlenme çalışması yapılmalıdır.

Dikkat Eksikliği

Dikkat algı yetersizliği çocukta, yerinde duramama, dikkatini bir konu üzerinde toplayamama, ilgi dağınıklığı, uyarıcılara karşı kayıtsız kalma, duyupta duymamazlıktan gelme vb. şekilde kendisini gösterir.

Merkezi sinir sistemi bozuklukları, hemen dengesizliği, genetik yapı, ateşli hastalık ve yanlış ilaç kullanma, özünün etkisi ve aşırı kaygı bu hastalığın oluşan nedenleri arasındadır.

Bu rahatsızlığın giderilmesine yönelik elektro şok, ilaç ve tıbbi tedavi yoluna başvurulmalıdır. Okul ortamında ise sosyal ve psikolojik baskıların azaltılması, hobi ve spor etkinlikleriyle enerjinin yönlendirilmesi, oyun odası terapisi ve sosyal ilişkilerin güçlendirilmesi yoluna gidilmelidir.

 


Cinsel Sapmalar

Cinsel gelişim bozukluğu, kendi cinsiyetini kabul etmeme, karşı cinse özgü davranış gösterme, karşı cinsi çeşitli ifade ve davranışlarla rahatsız (taciz) etme, teşhircilik, kendi kendini tatmin, cinsellikle ilgili yanlış bilgilenme, önyargılara sahip olma, vb. şekilde kendisini gösterir.

Bu sapma davranışlarının tamamına yakını aile, okul çevre, sosyal ve psikolojik nedenlerden kaynaklanmaktadır.

İçinde yaşadığımız koşul anlayış ve uygulama tecrübesi yetersizliği nedeniyle zorda olsa, davranıştaki sapma derecesine bağlı olarak psikolojik tedavi, bireysel psikolojik danışma, gurup terapisi, rehabilitasyon vb. uzmanlık gerektiren tedavi yollarına baş vurmak yararlı olacaktır.

Okul ortamında ise cinsel sapmaların önlenmesi ve normalleştirilmesine yönelik olarak. Sosyal ve psikolojik atmosfer önleyici hale getirilmeli, ortam teşviğe uygun olmaktan çıkarılmalıdır. Cinsel davranışların ip uçları yakalandığında problem haline gelmesini önleyici tedbirler alınmalı, gerekli uyarılar verilmelidir. Yanlış bilgi ve kanaatler derhal doğru açıklamalarla düzeltilmelidir. Kendi cinsine uygun özdeşim yapma ortamı yaratılmalıdır. Açıktan açığa masturbasyon, teşhircilik, taciz vb. sapmaların her ortamda yapılamayacağı, bunun herkes tarafından yanlış bulunduğunu ve izin verilmeyeceği anlayışı verilmelidir. Sapmalar dış kaynaklı ise, dış çevre etkisi yok edilmeli etkileşim kanalları kesilmelidir. Gerektiğinde çocuk bozucu etki ortamından uzaklaştırılmalıdır. Çocuklar üzerinde sürekli kontrol yapılmalı caydırıcı etki kullanılmalıdır. Çocuğun arkadaş ve karşı cinsle sosyal ilişkileri, birlikte yaşam ilkeleri ve öz kontrol mekanizması oluşturma bilgi ve anlayışı kazandırılmalıdır.


Bunların yanında cinsel eğitim verilirken şu özellikler dikkate alınmalıdır.

 Cinsel eğitim olur olmaz yer ve zamanda verilmeyip, kişisel ve sosyal problem yansıtmanın ip uçları görüldüğünde, ihtiyaç haline geldiğinde, gecikmesinin sakıncalı olacağı durumlarda verilmelidir.
 Cinsel eğitim de soru ve problemler (ilgiden) çok ihtiyaca dayalıysa, başka zamana ertelenmeden cevaplandırma yoluyla giderilmelidir.
 Cinsel eğitim çocuğun cinsel gelişim aşamasına uygun planlanmalıdır. Yaşından önce çocuğa bu eğitimin verilmesinin yararlı olmayacağı hatta yanlış inanç, değer yargısı ve sosyal ilişkilerde kopmalara yol açacağı unutulmamalıdır.
 Cinsel eğitim aynı zamanda sosyal ve ahlaki gelişim ve katkı olarak da görülmelidir.
 Cinsel eğitim gerçekçi ve bilimsel olmalı, doğru bilgileri yansıtmalıdır.
 Cinsel eğitimin amacını cinsel tatmin olma değil, üreme, eş seçimi, benlik gelişimi, sosyalleştirme, sapmaların ödenmesi olarak görülmelidir.
 Cinsel eğitim verilirken toplumun değer yargıları göz önüne alınmalıdır. Toplumca yasak sayılan ve hoşgörülmeyen şeyler, cinsel eğitimde de hoşgörülmemelidir.
 Cinsel eğitim veren elemanlar kendi benlik ve cinsiyetini benimsemiş olmalıdırlar.

« Önceki MakaleSonraki Makale »

Yorum yapabilmek için üye girişi yapınız veya facebook hesabınız ile yorum yapın.



 1. Psikolojik Danışmanın Önlük Giymesi Uygun Olur mu?

Evet giymesi gerekir
% 21

Hayrı giymemesi gerekir
% 67

Fikrim Yok
% 12

Toplam Tekil Hit: 3755842
Toplam Çoğul Hit: 31052426
Kimler Online ?
19 Ziyaretçi, 0 Üye
En son üyemiz H.HOCA, Hoşgeldiniz.

Copyright © Turkpdr.com | 2010 | Bu sitede yer alan içerikler kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz ve yayınlanamaz