AİLE İÇİ PROBLEMLER
Ebeveynler arası uyuşmazlık ve çatışma
Birçok araştırma da özellikle erkek çocuklar açısından esler arasındaki uyuşmazlık ile çocuğun kabullenilmesi arasında yüksek bir korelasyon bulunmuştur. Ancak bazı çalışmalar ise esler arasındaki sorunların çocukla ilgili sorunlara yol açtığı belirtilmektedir.
Ayrılık ve boşanma
Çocukların önemli bir bölümü boşanmanın getirdiği stresle birlikte sosyal ve psikolojik sorunlar da yasamaktadır. Boşanma sonrasında çocuklarda artan psikolojik sorunlar ebeveynler arası çatışmanın şiddeti ile bağlantılıdır ve çocukların yeni duruma uyum sağlamasını çocukların ebeveynleri ile olan ilişkileri belirler. Çocukların kızgınlıklarının nedeni ve tüm enerjileri duygusal durumlarını düzenlemek için ebeveynlerinden destek aramalarındandır. Diğer taraftan boşanmaya kolaylıkla uyum sağlayan çocuklar zayıf aile ilişkileri olan ailelerden gelmektedir.
Yeniden evlenme
Ebeveynlerin yeniden evlenmesiyle aileye yeni birey veya bireylerin girmesi yeni streslere yol açmaktadır( Üvey anne, üvey baba, kardeşler vs.). Aileye yeni bireylerin katılması çocukla ilgilenen kişiler arasında da ittifaka yol açmaktadır. Otoriter çocuk yetiştirme stilinin olduğu ailelerde yeni evliliğe uyum sağlama daha başarılı olmaktadır.
Anne baba rolleri ile ilgili problemler
Ebeveynlerin yasadığı sorunlar çocukla ilgili problemlerinin artması ile ilişkilidir. Bu problemler
- Güvenli bağlanma ve bağın kurulmasındaki güçlükler
- Çocuğun temel fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarını sağlayamama,
- Çocuğa uygun uyarıların verilememesi, oyun oynayamama,
- Aşırı koruyuculuk veya koruyuculuğun olmaması,
- Çocuğa verilen cevaplarda karsı tutarsızlık
- Çocuğun genel davranışlarıyla basa çıkmada yetersizlik
- İletişim kurmada zorluk
- Bakim veren kişiler arasında uyumsuzluk
Aile içi şiddet ve istismar
Çocukların maruz kaldığı fiziksel şiddet ve cinsel istismar en fazla görülen sorunlardandır. Fiziksel şiddet ve cinsel istismara uğrayan çocuklarda genellikle Posttravmatik Sendrom özelliklerine rastlanmaktadır. Aşırı korkular, depresyon, düşük benlik saygısı, fiziksel şiddet, aşırı hareketlilik, öğrenme sorunları, aşırı cinsel eğilim, akran ilişkilerinde sorunlar gibi problemler çok yoğun olarak görülür. Fiziksel şiddet ve cinsel istismara uğrayan çocukların ailelerinin devamı çocuğun maruz kaldığı kotu muamelenin suresine ve şiddetine, çocuğun tepkisine, çocuğun davranışta bulunan kişi ile olan ilişkisine ve bu kişinin çocuğun yaşamında bulunma durumuna bağlıdır.
Çocukluk cağında ki yaşanılan bu kotu deneyimler, yoksulluk, işsizlik, tek ebeveynli aileler, ailede madde kullanımı, zihinsel hastalık ve kısıtlı sosyal ilişkileri olan ailelerde daha fazla görülmektedir.
Aile içi şiddete tanık olan çocuklarda çoğunlukla somatik bozukluklar, psikolojik sorunlar ve davranış problemleri ortaya çıkmaktadır. Aile içi şiddet eğer aile bireylerinin birinin ölümüne sebep olursa çocukta görülen sorunlar da daha ciddi olmaktadır.
İhmal
Çocukluk cağında yaşanılan kotu yaşantılar; duygusal, fiziksel, eğitim ihtiyacı ve tıbbi ihtiyaçlar yönünden çocuğun ihmal edilmesi seklinde de olabilir. İhmal edilmiş çocuklar ihmale uğramayan çocuklara göre daha fazla güvenli bağlanma sorunları, engellenme ve başarısızlığa karşı düşük tolerans, düşük benlik saygısı, kendini ifade etme de güçlük, akranları ile ilişki kuramama, dikkat sorunları, depresyon ve anksiyete belirtileri göstermektedir. Çocuk ihmaline çoğunlukla aile içi geçimsizlik, depresyon, madde kullanımı, işsizlik ve maddi sorunlar, kısıtlı sosyal çevre ve zihinsel yetersizlik durumları eşlik eder.
Ebeveyn psikopatolojileri
Yetişkinlerde ki şizofreninin etkileri inceleyen çalışmalar bu kişilerin çocukluklarında farklı şekillerde istismar ve ihmale maruz kaldıklarını söylemektedir. Depresif annelerin çocuklarında da buna benzer olarak hamilelik komplikasyonları, davranışsal ve duygusal bozukluklar, akademik başarısızlık ve sosyal iletişimsizlik gibi sorunlar yüksek oranda bulunmuştur. Sonuç olarak anksiyeteli ailelerin, madde kullanan ailelerin çocuklarının psikolojik zorluklar yasama riskleri oldukça yüksektir.
Hastalık ve aile bireylerinden birinin olumu
Anne ve/veya babası tıbbi tedavi altında iken iyileşme surecinde bile olsa bu gençler davranışsal, duygusal zorluklar ve düşük sosyal iletişim becerisi gibi sorunlar yaşamaktadırlar. Esler arası ve ebeveyn çocuk arasındaki ilişkinin niteliği ve ailenin psikolojik uyumu çocuğun yaşayacağı psikolojik zorluklarda rol oynar. Anne ve/veya babasını kaybeden genç depresyon, anksiyete, akademik ve sosyal alanda başarısızlık, düşük benlik saygısı gibi sorunları akranlarına göre daha fazla yaşamaktadır. Yaşanılan psikolojik sorunlar, olumun sekli, çocuğun yaşı, çocukla ilgilenen kişinin davranışı ve yas tutma gelenekleri ile yakından ilgilidir.
Çocuklar kardeşlerinin yasadığı hastalıklardan, engelli olmalarından ve kardeşin ölümünden de önemli derecede etkilenmektedir. Kardeşini kaybeden çocuklarda agresif davranışlar, posttravmatik sendrom belirtileri ve sosyal iletişim kurma yoksunluğu yoğun olarak görülmektedir.
Kardeşler ile ilgili sorunlar
Yeni kardeşin doğumunun kabul edilmesi, abartılmış kardeşler arası rekabet ve yarışma, ebeveynin gözdesi olması, fiziksel üstünlük ve kardeşler arası cinsel istismar ve ilişki gibi durumlar kardeşler arasındaki dinamikleri etkilemektedir.



